Dünya ekonomisinde Batı’nın (Avrupa ve Amerika) önemi azalırken Doğu’nun (Asya) önemi giderek artmaktadır. Özellikle Çin ve Hindistan’ın etkisiyle içinde bulunduğumuz yüzyılda Asya’nın dünya ekonomisindeki ağırlığı ve önemi açık bir biçimde ortaya çıkmış olacaktır. Bu yazıda önümüzdeki dönemde dünya ekonomisinde yaşanabilecek gelişmeler ışığında Türkiye ekonomisinin durumu analiz edilmektedir. Küresel ve bölgesel gelişmeler, siyasal istikrar, Ar-Ge ve nüfus alanında ortaya çıkabilecek gelişmelere bağlı olarak satın alma gücü paritesi esas alınarak yapılacak gayri safi milli hasıla hesaplamalarına göre Türkiye’nin önümüzdeki on yıl içinde dünyanın ilk on ekonomisinden biri olma potansiyeli olup olmadığı makalede tartışılan temel konudur.